Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.

Krize Karşı Mimarlığın Gücü Sapanca Buluşması

 

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nce “Krize Karşı Mimarlığın Gücü” teması ile düzenlenen Mimarlık Haftası 2009 etkinlikleri Kocaeli, Bursa ve Eskişehir Şubeleri’nin işbirliği ile 3-4- Ekim 2009 tarihinde Sapanca’da başlamıştır. 

 

“Kriz” teması ile başlayan ilk oturumda, Çağatay Güler “Kriz ve Çevre” başlığı ile, biyolojik, fizikokimyasal ve sosyal çevre ile kentleşme, enerji üretimi, çevrenin koruma boyutu arasındaki ilişkiden bahsetmiştir.

 

Sunumunda, toplum sağlığı düzeyinin bağlantılı olduğu faktörlerin birbiriyle ilişkisi olmayan unsurlardan oluştuğunu anlatmıştır. Ekoloji, çevre ve çevre sağlığı ilişkilerinden bahseden Güler, çevre-insan ilişkilerine de değinmiştir.

 

Türkiye’de sağlıklı topluma ulaşmak hedef olarak seçilmişken, gelişmiş ülkelerde bu aşamanın geçildiğini, sağlıklı toplumdan sağlıklı çevre ve politikalara ulaşma hedefinin oluştuğunu konuşmacılara aktarmıştır.

 

 

Tepeden inme teoriler ile kendimize ait sorunların doğru ele alınmaması durumunda başarılı olunamayacağını belirten konuşmacı, konuşmasını Goethe’nin “Yapabildiğin ya da yapabileceğini düşlediğin her ne ise, ona başla. Cesaretin içinde deha, güç ve sihir vardır.” sözleri ile bitirmiştir.

 

Oturumda tartışmacı olarak yer alan Fuat Ercan, kriz öncesinde hazırlanmış olan 9.Kalkınma Planı ve 6.Kurtarma Teşvik Programlarının dikkatli ele alınmasını gerektiğini belirtmiştir. Ercan,  Bu plan ve programların Türkiye’de yaşanacak gelişmelere dair ipuçları taşıdığını söylemiştir. Mühendislik ve mimarlık alanlarının yeniden biçimlendirilmeye çalışıldığı bugünlerde, etik ve eğitim konularının üzerinde durulması gerektiğini dile getirmiştir.Konuşmacı, krizin sadece ekonomik değil, sosyal, kültürel, çevresel tüm yapıları etkilediğinin kabul edilmesi ve buna göre irade gösterilmesi gerektiğinin altını çizmiştir.

 

Krizin sanat ile ilişkisini irdeleyen Filiz Yenişehirlioğlu ise, Sanat’ın tanımı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sanat ve Kültür ile ilgili faaliyetler hakkında bilgi verme çalışmaları, Devlet Planlama Teşkilatının Sanat ve Kültür etkinlikleri ile ilgili istatistiksel çalışmalarının yanı sıra

Türkiye’nin VIII. 5.Yıllık Kalkınma Planında (2001-2005)  dışa açılma politikaları, gelişen iletişim teknolojileri, sanayileşme ve şehirleşmenin etkisiyle sosyal değişme sürecinin hız kazanması, ekonomik, sosyal ve kültürel politikaların bir bütünlük içinde ele alınması İhtiyacı,Uluslar arası ilişkilerde kültür değişim programlarının hazırlanması, bu çerçevede Türk Cumhuriyetlerine öncelik verilmesi ve kültürün her alanında işbirliğine gidilmesi çalışmaları sonucunda Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu çıkarılmış olmasının önemli olduğunu vurgulamıştır.

 

“Kriz ve Mimarlık” temalı ikinci oturuma tartışmacı olarak Ziya Tanalı, konuşmacı olarak da Abdi Güzer, Ratip Kansu,Mehmet Murat Uluğ konuşmacı olarak katılmışlardır.

 

İlk konuşmacı Abdi Güzer, krizin anlık, dönemlik bir olgu olmadığını, farklı faktörler ile ilintili olarak gelişen ve zamansal olarak ayrıştırılamayacak bir süreç olduğunu söyleyerek konuşmasına başlamıştır. Güzer, krizin bir çok alanı etkilediğini, bir dış güç olmadığını, bağlamsal bir olgu olduğunu belirtmiştir. Krizin tasarım için bir girdi olarak değerlendirilebileceğini söyleyen konuşmacı, tasarım ve mimarlığın olması için kriz ortamının yaşanmasının gerekliliği üzerinde durmuş, ancak ivme, yoğunluk ve zaman faktörlerinin krizin algılanış biçiminde farklılık yaratacağını söylemiştir.

 

İkinci konuşmacı Ratip Kansu ise, ilk olarak tasarımcının esas görevinin değişen sosyal ve ekonomik şartlara göre yeni çözümler üretmek olduğunu belirtmiştir. Mimarların krizden çıkmasının, toplumdan daha sonra olacağını söyleyen konuşmacı, yatırım planlarının ertelendiğini, mimarlık mesleğinin sıkıntıda olduğunu ve meslek odasının çözüm ve tartışma ortamları yaratması gerektiğini söylemiştir.

 

Son konuşmacı Mehmet Murat Uluğ ise, mimarlık için krizin yeniden üretme biçimi ve veri olduğunu belirtmiş, ancak mimar ve kriz ilişkisinin sıkıntılı olduğunun da altını çizmiştir. Belli büyüklüğe erişmiş iş yerleri için kriz ortamının atlatılabilir olduğunu, kamu kurumu gibi yerlerde çalışan mimarların yaşantılarında çok değişiklik yaşanmadığını, ancak küçük ölçekli bir çok büronun kapanma noktasına geldiğini vurgulamıştır.

 

Mimarlıkta pratik ve düşüncenin uyuşmadığını belirten Uluğ, “mimarlığın asıl krizi budur” diyerek sözlerini tamamlamıştır.

 

Etkinlikler, 4 Ekim’de gerçekleşen “Kriz ve Bölgesel Etkileri-Mimarlık” temalı oturum ile devam etmiştir. Ankara Şubesi adına konuşma yapan Ebabekir Özmert, bizim dışımızdaki koşullar değişmedikçe, biz uğraşmadıkça krizin etkisinin devam edeceğini belirtmiştir. Örgütlenme ve direnç gösterme konusunda çok zayıf olduğumuzun altını çizen Özmert, krizin fırsata çevrilip çevrilemeyeceği konusunda düşünmemiz gerektiğini söylemiştir. Ankara’da yaşanan etkiler üzerinden konuşmasına devam eden Ebabekir Özmert, Ankara’daki geleneksel yapım sürecinin TOKİ ile değiştiğini vurgulamıştır.

 

Bursa Şubesi adına oturuma katılan Şenol Şimşek, mimarlık ortamının iyileştirilmesi konusunda birkaç meslek odası ve üniversite gibi kurumlar dışında ortam ve tartışma platformu olmadığını söyleyerek konuşmasına başlamıştır. Yapılan çalışmaların sonuca varamadığını, Bursa’da örnek olarak gösterilebilecek en yeni yapının 1965 yılında yapılmış olan Merkez Bankası binası olduğunu belirtmiştir. Şimşek, TOKİ ile her kentte olduğu gibi Bursa’da da yerel mimari ve yerel işgücünün hiçe sayılarak yapılaşmaların gerçekleştiğini dile getirmiştir. Konuşmacı, Bursa’nın en verimli arazilerinin yapılaşmaya açıldığını, mücadele verilse dahi siyasi idarenin olmayışının en büyük eksik olduğunu da vurgulamıştır.

 

Kocaeli Şubesi adına katılan Mustafa Serdaroğlu da kendi bölgelerinde krizin en çok ekonomik yönden kendini gösterdiğini belirtmiştir. TOKİ, kentsel dönüşüm gibi sorunların Kocaeli bölgesinde de yaşandığını söylemiştir. Oturumda tartışmacı olarak yer alan Mehmet Bozkurt, uluslar arası sermayenin Gebze’de konuşlandığının bilindiğini, ancak elimizde buna dair hiç veri olmadığını ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiğini söylemiştir. Bozkurt, mimarlar olarak yaratılan gündemi takip ettiğimizi, üretemediğimizi vurgulamış, global krize ilişkin farkındalığımızın gelişmediğinin altını çizmiştir.

 

“Kriz ve Bölgesel Etkileri-Kentler” temalı son oturumda, Ankara Şubesi adına Bülent Batuman konuşmacı olarak yer almıştır.

 

Batuman, TOKİ ile sadaka kültürü arasında kurduğu benzerliği katılımcılar ile paylaşmış, konut edinme ile ilgili toplumsal algının dönüşümü ve üretilen mekanların kalitesi üzerinde durmuştur.

 

Bursa Şubesi adına yer alan Bora Akçay ise, etik konusunun yasallaşması gerektiğini belirtmiş, kent merkezlerinde yaşanan doku yenilmesinin rantsal karşılığının ne olduğunun araştırılması gerektiğini, kentlerde gerçekleşen yapılaşmanın mimarlık ve şehircilik bilimlerinden, bilimsellikten yoksun olduğunu vurgulamıştır.

 

Eskişehir Şubesi adına konuşma yapan K.Tunga Çağlayan, Mimarlar Odası tarafından belirlenen asgari ücretlerde bölge katsayılarının dikkate alınmadığını söylemiş,Eskişehir’de yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilen değişim ve dönüşüm projeleri hakkında bilgi aktarmıştır.

 

Kocaeli Şubesi adına katılan Turgay Muti ise, sanayi şehri olan Kocaeli’nde kriz etkisini, Sanayi kuruluşlarının istihdamı , Belediye ve devlet eli ile üretilen projelerin artması, imzacı mimar sayısının fazlalaşması, proje üretimi konusunda geçimini sağlayamayan üyelerin başka iş alanlarına kaymaları şeklinde gösterdiğini aktarmıştır.

 

Son oturuma tartışmacı olarak katılan Serap Kayasü ise gerçekleşen konuşmaları,

Farklı disiplinlerin işbirliğinin önemli olması,

Yeniden canlanma olgusunun oluşması,

Kentsel politikaların oluşumunda yerel yönetimlerin etkileri,

Kriz- kent, kriz-konut ikilemi,

Krizin finans sektörü ile reel sektörün arasındaki dengenin bozulmasından kaynaklanması,bu sebeple üretimin ortadan kalkması ile kalkınmanın kayboluşu, buna bağlı olarak kentin kayboluşu, yeni kalkınma modelinde kollektif kültürün önemi olarak iletmiştir.

Okunma Sayisi : 6269
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 01.08.2020 - 20:25:45
Şu an 67 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları