Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.
14 Şubat 2019

 

Mimarlar, tabiplere Rusya izlenimlerini ve Antik Kentler Forumu’nu anlattı

Rusya Mimarlar Birliği, Ryazan Valiliği ve UNESCO tarafından düzenlenen Uluslararası Antik Kentler Forumu'na katılan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu, Cansen Kılıçöte ve Türk-Rus Proje  Geliştirme Derneği Başkanı  Ivan Starodubtsev, Ankara Tabip Odası’nda düzenlenen etkinlikte kongre deneyimlerini ve Rusya izlenimlerini anlattı.

Rusya Mimarlar Birliği ve Türk Rus Proje Geliştirme Derneği ile Mimarlar Odası Ankara Şubesi arasında imzalanan iyi niyet ve işbirliği protokolüne ilişkin detayların ve gelecek faaliyetlerin de paylaşıldığı etkinliğe, Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut,  ATO Yönetim Kurulu Üyesi Arif Müezzinoğlu ve çok sayıda hekim katıldı.

Amacımızı Türk-Rus ilişkilerini ve kültürel etkileşimi geliştirmek

Toplantının açılışını yapan Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut, “2018 yılının Ağustos ayında Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu’ndan bir heyet Moskova’ya gittiler. Rusya’dan izlenimlerini bizimle de paylaştıkları ve bizleri kırmadıkları için çok teşekkür ediyorum” dedi.

 Türk-Rus Proje Geliştirme Derneği'nden Ivan Starodubtsev , “Dernek olarak projelerimizi Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetimiyle paylaştık. 15 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Türk-Rus ilişkisinde bir sürü boş sayfa var. Onları doldurmamız lazım.  Amacımız Türk Rus ilişkilerini ve kültürel etkileşimi geliştirmek. Bugünkü konumuz Ryazan şehri. Ryazan Moskova’ya giriş kapısı tarih boyunca yakıldı, yıkıldı ama özgün tarihiyle günümüze kadar geldi” dedi.

Daha sonra Türk Rus Derneği hakkında bilgilendirmeler yapıldı. İki ülke bir köprü projesi hakkında da bilgiler verildi.

İki ülkenin milli mücadele döneminde başlayan bir dostluğu var

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ise, şunları söyledi:

“İki ülkenin milli mücadele döneminde başlayan bir dostluğu var. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Milli Mücadele döneminde Ruslar hem maddi , hem insani, hem de teknoloji ölçeğinde çok büyük bir yardımda bulunuyorlar. Cumhuriyet’in ilanından sonra da ikinci Sanayi Devrimi’nin bir parçası olarak fabrikaların oluşmasında Ruslar yoğun görev alıyorlar. Ekim devrimi ile bizim yüreklerimizi hoplatan sonra Nazım Hikmet’in orada gidip vatan parçası haline getirdiği ilişkilerin dışında bir ilişki ağımız olmamış. Tam böyle bir sürecin ortasında Ivan Bey ve Devrim hanım bizimle işbirliği yapmak istediklerini söylediler. Bu ilişki ile başlayan süreç Ryazan’da gerçekleşecek antik şehirler kongresine, Ryazan ve Kültür Valiliği’nin davetlisi olarak Mimarlar odası Ankara Şubesi’ni temsilen katıldık. Biz kendi deneyimlerimizi başladık.  2019 Türkiye-Rusya Kültür ve Turizm Yılı ilan edildi. Bu kapsamda Ryazan’da ortak projeler gerçekleştirmek amacıyla Rusya Mimarlar Birliği, Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Türk-Rus proje Geliştirme Derneği olarak üçlü bir protokol imzaladık. Bu proje kapsamında karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi, üniversite hocaların ve öğrenci değişimi, Rus mimarisi üzerine kültür envanterinin çıkartılması ki bu konuda Kars ve Cumhuriyet döneminde yapılan fabrikalar çok önemli. Ortak değerlerimize sahip çıkarak halklar arasındaki bu ilişkiyi daha sıcak bir ilişkiye dönüştürebiliriz diye düşündük ve 3 yıllık bir protokol imzaladık. Bu protokol kapsamında Türkiye’de ilk etkinliğimizi gerçekleştirdik. Ortak değerimiz Nazım Hikmet’in doğum gününde Karikatürcüler Derneği, Türk Rus Proje Geliştirme Derneği, Rusya Büyükelçiliği ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak 15 Ocak’ta sergi açtık.  Bu serginin ikincisi 3 Haziran’da Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümünde Moskova’da açılacak”

Çok üst düzey bir protokolle karşılandık

Candan, Ryazan’daki antik şehirler forumundan da bahsederek sözlerine şöyle devam etti:

“Burada Türkiye’deki kültür mirasının korunmasına ilişkin sunumlar yapıldı. Ankara’daki kültürel mirasa yönelik tahribatı Kaçak Saray’ı yıkımları anlattık. Çok iyi bir organizasyonla karşılaştık.Üst düzey protokolle ağırlandık. Gorki Kütüphanesi’nde basının sorularını cevapladık. Rus televizyonlarına demeçler verdik. 80 sayfa basın haberi olmuşuz. Aynı zamanda Moskova’nın baş mimarlığını yapmış, Rusya Mimarlık ve Yapı Bilimleri Akademisini ve Rusya Mimarlık ve Yapı Bilimleri Akademisi Başkanı Alexander Beyi ziyaret ettik. Kasimov’da Belediye Başkanı bizi karşıladı. 18 bin nüfuslu bir yer. Restorasyona ihtiyaç duyan yapıları ve binlerce semaverin olduğu bir semaver müzesini gezdirdiler. Kasimov ile  kardeş belediye ilişkisi kuralım yaklaşımı orada  gelişti. Çaycuma Belediyesi ile Kasimov Belediyesi Kardeş belediye olması için girişimlerde bulunuldu. Hemen orada Zonguldak Çaycuma Belediyesi’ni aradık Onların da 18 bin nüfusu var, iki belediyeyin kardeş olması organizasyonu yürütüyoruz .”

Metronun her yerinde devrimin izlerini ve eşitlikçi yaklaşımını okuyoruz

Candan Moskova, Kasimov ve Ryazan’daki tarihi mekanlar ve Rusya günümüz mimarisi ve halkın Sarayları Moskova metrosu hakkında bilgi verdi.

Candan, şunları kaydetti:

“Moskova metrosunun inşaası Ekim devrimiyle başlıyor ve Ekim devriminden sonra halkın kolay ulaşımının sağlanması ve her bir metronun sanat objesi haline gelmesi için inşa süreci başlıyor. Sovyetler Birliği’nin her yanından işçiler, kadınlar ve gençler gelerek bu inşa sürecine katılıyorlar. Devrimin ortak üretimi, bunu silmek mümkün değil.  Metronun her yerinde Ekim devriminin izlerini görüyorsunuz. Halkına ne kadar önem verdiğini ve eşitlikçi yaklaşımını görüyorsunuz. Metroda sanat eserleri hem eseri hem kullanıcıyı  değerli kılıyor. İki dairesel hat var. Bir metro biletiyle bütün metroları gezebilirsiniz, yer üstüne çıkmadan. Her bir metronun bir hikayesi var. Bunu yıkmanız mümkün değil her metro çıkışı bir binayla mekanla bağlantılı. O binaları yıktığınız andan itibaren metro sistemi diye bir şey kalmaz. Dolayısıyla devrimin kültürel mirasını korumak ve sürekliliğini sağlamak  zorunlu hale gelmiş. Metroyu kaçırdığınızda koşmanıza gerek yok 90 saniyede bir metro geliyor. “

Sovyet döneminden kalmış vagonlar var ve hala çalışıyor

Cansen Kılıçöte ise şu bilgileri aktardı:

“Forumda ben işin yasal yönünü koruma uzmanı olarak uymamız gereken, konu başlıklarını, ilgilenen kurumları yasalar çerçevesinde anlattım. Bir kültür varlığını koruyabilmek için sürecin nasıl işlediği konusunda bilgiler aktardım. Sonra Tezcan Hanım, Ankara’nın olumsuzluklarını ortaya koydu. Yasalar yönetmelikler korumak için elverişli. Eğer uygularsan korunabiliyor ama uygulamazsan da korunamıyor. Forumda iki farklı bir bildiri verdik. Kasimov’da Tatarların oluşturduğu bir dernek var. Kullandıkları yapı bir medreseymiş, yeniden işlevlendirilerek kendi faaliyetlerini yürüttükleri bir yer haline getirmişler. Küçük bir müze gibi bir şey oluşturmuşlar. Kendi geleneksel kıyafetleri, kullandıkları aletler, el yapımı ahşap işçiliği ürünler sergileniyor. Bizi çok güzel ağırladılar. Kasimov belediyesi kendi çikolata üretiyormuş çikolataları ünlüymüş. Eski Ryazan bölgesine de gittik. Kazı bölgesindeki bilim insanlarıyla da sohbet ettik. Bize arkeolojik kazıları gezdirdiler biz Rus kazısı göreceğiz diye heyecanla gittik. Fakat şöyle bir problem var. Bölgedeki mimarinin inşaat malzemesi ahşap. Çoğunlukla ahşap kullanıyorlarmış. Moğol istilası sırasında yandığı için temellerini bulabiliyorlarsa buluyorlar. Çizimler üretmişler bulabildikleri malzemeler çok değil. Bizim anladığımız anlamda bir arkeolojik kazı değil. Arkeolojik buluntularında fotoğraflarını çekerek sergiliyorlar. Sovyet döneminden kalmış vagonlar var ve hala çalışıyor. Turist gruplarına metro durakları gezdiriliyor. Her durağın bir teması ve farklı aydınlatmaları var.”

Nazım’ın mezarı başında çok duygulandık

Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu ise, Nazım Hikmet’ten Anton Çehov'a Nikolay Gogol'a kadar dünyaca ünlü sanatçı aydın şair ve siyasetçinin mezarının olduğu Novodeviçye Mezarlığı'nı anlattı.

“Türkiye’den gidenlerin öncelikle görmek istediği yerlerden olan bizim kalbimizdeki Nazım yatırıyor. Çok geniş ve iki bölümlü bir alan. Novodeviçi Manastırı var. Sözcük anlamı genç kızlar manastırı 1500’lü yıllardan kalma bir manastır var. Çok değerli bir mimarisi var ve çeşitli kullanımlardan geçmiş. Vaktimiz olmadığı için onu gezemedik. Bizim gittiğimiz bölüm bir duvarla ayrılmış ki yan taraftaki bölüm mezarlık kısmı. 80 bin metrekareye yakın bir alan 26 bin kadar mezar var. Birçoğu çok ünlü zaten. O mezarlıkta iki yabancı varmış. Bunlardan birisi Nazım Hikmet. Çok sayıda sanatçı yazar ya da bilim insanı ve siyasetçi var. Bir anıt mezarlık tabi, mezarların başında o insanların yaşamlarındaki değerlerine yönelik saygı niteliğinde çok güzel heykeller var. Astronotlar kendi yaşamlarıyla ilgili heykellere canlandırılmış. Nazım’ın mezarının başında çok duygulandık. Üzerinde canlandırılan silüeti ile meşhur rüzgara karşı yürüyen adam şiiri resmedilmek istenmiş. Vera yanında sade bir taşla gömülmüş. Çok etkileyiciydi. Türkiye’den gelen insanlar vardı çok ta ziyaret edilen bir mezar. Kalbimizi de orada bıraktık.”

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Basın Birimi

Okunma Sayisi : 412
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 12.12.2019 - 09:25:17
Şu an 72 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları