Depremlerin tahribatının esas sorumlusu bilime kulak tıkayanlardır
Düzce Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. 12 Kasım 1999’da saat 18.57’de gerçekleşen 7,2 büyüklüğündeki deprem; yüzlerce insanımızın canına mal olurken, binlerce vatandaşımız yaralandı, maddi ve manevi çok büyük kayıplara yol açtı.
20 yıl sonra bugün Büyük İstanbul Depremi’nin beklendiği ülkemizde ise geçen süre boyunca kentler, ekonominin can damarı olarak görülüp yağmanın ve talanın merkezleri olarak büyüdü. Ders almak şöyle dursun; 26 Eylül 2019’da İstanbul’da gerçekleşen deprem sırasında devletin ne kadar hazırlıksız olduğu açıkça gün yüzüne çıktı. Başta konut piyasası olmak üzere inşaat sektörü ile büyümeyi, kendi sınıfsal çıkarını yaratmayı ve sermayeyi canlı tutmayı hedefleyen iktidar, halkın can ve mal güvenliğini hiçe sayarak deprem toplanma alanlarını, parkları, rekreasyon alanlarını ve ormanları dahi imara açtı. “İmar Barışı” adıyla imar affı ilan ederek, binlerce güvensiz yapıyı yine rant kaygısıyla yasal hale getirdi.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak bilimin ve tekniğin önemsizleştirilme çabalarına karşı kamu yararının ve toplum hizmetinde mimarlığın savunuculuğunda, doğal afetlerin tahribatının esas sorumlusunun, bilime kulaklarını tıkayarak yapay afetlerin yaratıcısı olan anlayış olduğunu bir kez daha önemle hatırlatıyoruz.
12 Kasım 1999 Düzce Depremi vesilesiyle, 20 yıl sonra bugün yeniden tüm sorumluları konunun ciddiyetle ele alınması, bilimsel veriler ışığında üniversitelere ve meslek örgütlerine kulak verilmesi ve acil eylem planlarının hazırlanması hususunda göreve davet ediyor, depremde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı saygı ile anıyoruz.
TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi
45. Dönem Yönetim Kurulu
