Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.

BİZ VARIZ!

Andy:    Müziğin güzelliği burada; onu senden alamazlar.
Müzikle ilgili hiç böyle hissetmiş miydin?
Red:     Şey... genç bir adamken armonika çalardım.
İlgimi kaybettim gerçi.
İçeride pek bir şey ifade etmiyor.
Andy:    Hayır, asıl burada çok şey ifade ediyor. Unutmamak için.
Red:     Unutmamak mı?
Andy:    Dünyada taştan yapılmamış mekânlar da olduğunu.
Senin içinde senden koparıp alamayacakları bir yer olduğunu.
Senin olan bir şey...
Red:     Sen neden bahsediyorsun?
Andy:    Umuttma...Unutma Red, umut iyi bir şeydir;
belki de şeylerin en iyisi.
Ve iyi şeyler asla ölmez.

Shawshank Redemption, 1994. 

 

Gustav Klimt’in, yüzyıl dönümü Viyana’sında ürettiği ve o dönemde çok tepki çekmiş bulunan “Umut” isimli bir tablosu vardır: Yandan gördüğümüz, karnı iyice büyüyüp sivrilmiş, ayakta duran çıplak ve hamile bir kadın imgesi. Kadın figürü, çıplak karnı tablonun ortasına denk gelecek biçimde kenara çekilmiş gibidir. Öte yandan arka planda ölümün yıkıcılığına işaret eden bir dizi figür görürüz: bir kuru kafa ve karanlığın içinden uzanan çarpılmış suratlar... Ama kadın, rahminde taşıdığı umudun ve onu doğuracak kendi bedeninin bilinciyle huzurlu ve özgüvenlidir... 

2011 yılı, Türkiye’de hükümet yetkililerinin demokrasiyi bir seyirlik düzeyine indirgeyen ve toplumsal muhalefeti boğan uygulamaları yanında, iyice pervasızlaşan kayıtsız ifadelerle de tarihe geçti. Nisan ayında, yayınlanmadan toplatılan kitabı bombaya eş tutan Başbakan’ın yeni İçişleri bakanı çıtayı yükseltti ve resimden şiire her türlü etkinliğin terörist faaliyet sayılabileceğini tarihe not düştü. Aynı İçişleri Bakanı’nın Van Depremi ardından yapılan çalışmalardan söz ederken TMMOB’ne bağlı odaların örgütlediği yüzlerce gönüllü mühendis ve mimarın katkısını anmaktan özenle kaçınması, şaşırtıcı gelmiyor bize. Aynı biçimde, İstanbul’da yapmış olduğu binaların, gerçekleşecek olası bir depremde yıkılacağını şimdiden itiraf eden sermayedarın Mimarlar Odası’nın kapatılmasını talep edişi de şaşırtmıyor bizleri. Ne 12 Mart’ın ne de 12 Eylül’ün yapabildiği şeyi tek bir hamleyle, kimseye sormadan, kimseyle tartışmadan, Meclis’e bile getirmeden bir KHK ile yapan ve TMMOB’ne bağlı odaları bir bakanlığın bir genel müdürlüğüne bağlayan hükümetin pervasızlığı da şaşırtmıyor bizi. Tüm bunları öngörmüştük çünkü. Bunları öngörmüş ve bunların karşısında Mimarlar Odası’nın tarihine yaraşır bir duruşu sergilemeye talip olmuştuk zira. Talip olmuş ve insanlık tarihinin en aleni sırrını hatırla(t)mıştık: özgürlük arzusu inatçıdır. 

O özgürlük arzusu ki, en küllendiği sanılan yerlerden, kendi bedenini tutuşturan bir genç adamla parlayıp, kısa bir sürede dünyayı ısıttı. "Hem üçüncü dünyanın köhne diktatörlüklerini, hem de kapitalizmin metropollerini sallayan özgürlük çığlığı Tunus’tan Cezayir’e, Mısır’dan İsrail’e, İspanya’dan Şili’ye, Atina’dan New York’a sıçradı, yerkürenin meydanlarında yankılandı." Büyük İnsanlık bir kez daha ellerini, meydanları çevreleyen kaldırımların kenarına basarak doğruldu, doğruluyor.

Biliyoruz, bugün Türkiye’deki boğucu atmosfer ürkütücü, hatta yıldırıcı. 2011’in son günlerinde Uludere’de yaşanan trajedinin televizyon kanallarınca saatlerce haberleştirilemediği, haberleştirilmeye cesaret edilemediği bir dönemden geçiyoruz. Ama işte izleri hâlâ taze değil mi, çadırlarıyla kalkıp Ankara’ya gelen ve bize hem başka bir mimarlığın, hem başka bir Ankara’nın mümkün olduğunu gösteren TEKEL işçilerinin? Daha dün değil miydi, Hopa’da yaşanan şiddeti protesto ettikleri için aylarca tutuklu bırakılan çocuklarımızı “vermeyeceğiz” diyerek Ankara Adliyesi’nin önünü kararlılıkla dolduran toplumsal duyarlılık? 

Şurası açık ki, Mimarlar Odası, toplumsal meşruiyetini hiçbir zaman yasa ve yönetmeliklerden almadı; aksine meşruiyetini toplumun ihtiyaçlarını dert edinen üyelerinin aktivizminden süzdü. İşte bu, Oda’nın özüne işlenmiş bulunan ve ne KHK’ların, ne de yasaların söküp alamayacağı “o şey”dir; fizikçilerin maddenin içinde aradığı, maddeyle enerji arasındaki bağıntıyı sağlayan “tanrı parçacığı”nın toplumsal ifadesi. 

21. yüzyılın aktivizmi kendi dilini ve eylemini geliştirirken Mimarlar Odası da, tarihi boyunca yaptığı gibi, toplumsal muhalefetin gelişimiyle diyalektik bir etkileşim içinde olmak durumundadır. Guy Fawkes maskelerinin yıkıcı alaycılığı ve finans kapitalin saldırgan maskülenliğini yansıtan Wall Street’in boğa heykelini dizginleyen balerinin zarafeti ile Ankara’da “Saltanata Son” diyen ve Kızılay Meydanı’nı meydan olarak imgeleyen düş gücü aynı kumaştandır. Üyelerinin aktivizmiyle beslenen ve bu aktivizmi besleyen Mimarlar Odası, Klimt’in tablosunda gördüğümüz kadar doğurgandır; etrafı tehditkâr bir karanlıkça sarılmış bile olsa. 

Demokrasi İçin Mimarlar Platformu olarak;

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin 42. döneminde de “başka bir dünya mümkün” diyebilmek, herkes için, ama en çok “%99 için” iyi bir mimarlığı mümkün kılabilmek için tüm meslektaşlarımızı

kitap okumaya değil kitap olmaya,

şiir yazmaya değil şiir olmaya,

“boyaları kahraman tablolar” olmaya, 

BİZ VARIZ!

demeye çağırıyor,

 

24–25 Şubat 2012 tarihinde gerçekleşecek 42. Dönem Olağan Genel Kuruluna katılmaya,

26 Şubat 2012 tarihinde Yüksel Caddesi Mimar Kemal İlköğretim Okulunda oy kullanarak 

Demokrasi İçin Mimarlar Platformu Adaylarını (Mavi liste)

 ve Çalışma Programını gelecek döneme taşımaya davet ediyoruz.

Okunma Sayisi : 2134
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 21.01.2020 - 17:05:33
Şu an 55 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları