Üye Bilgileri.

size uygun bölümden devam ediniz.

sitemizdeki online işlemlerden yararlanabilmek için kayıt olup parolanızla giriş yapmanız gerekmektedir.
Daha önce insan kaynakları için bir parola aldıysanız o parolayı kullanabilirsiniz.

Henüz üye değilmisiniz? Yeni kayıt!

Detaylı Arama.

size uygun bölümden devam ediniz.

site içerisindeki tüm içerikte arama yapılmaktadır. birden fazla kelime aratabilirsiniz.


25 50 75 100

Yayınlanma Tarihine Göre
Eklenme Tarihine Göre
Başlığa Göre
Okunma Sayısına Göre

Başlıkta Açıklamada İçerikte

Aynen girildiği gibi
Kelimelerin hepsi
Kelimelerden herhangi biri
ODA ÇALIŞMALAR KENT GÜNDEMI MESLEKI UYGULAMA YAYIN ÜYELER EĞITIMLER ONLINE İŞL.
09 Aralık 2015

II. ULUSLARARASI KENT ARAŞTIRMALARI KONGRESİ

Küresel ve Yerel Arasında Kentler

11-12-13 Mayıs 2016

İstanbul

Kent alanında disiplinler arası diyalogu ve bilgi alışverişini geliştirmeyi amaç edinen II. Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi’nin bu yılkı temasını “Küresel ve Yerel Arasında Kentler:  Fırsatlar ve Sorunlar” oluşturmaktadır.

Kongre bu yıl, yüzyıllar boyunca bölgeler üstü siyasi, ekonomik ve kültürel bir merkez olma işlevi görmüş ve son 30 yılda Türkiye’nin ‘küresel kenti’ konumunu yeniden kazanmış olan İstanbul’da, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde Taşkışla Kampüsünde gerçekleşecektir. Tüm sosyal bilimler ve kent bilimleri araştırmacılarını, disiplinlerinin konu edindiği temel sorunsallar etrafında kongreye katkı ve katılım sunmaya davet ediyoruz.

II. Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi bağımsız araştırma makaleleri, planlanmış oturumlar ve kamuya açık paneller şeklinde organize edilecektir. Kongre temasına uygun araştırma makaleleri ve oturum önerilerinizi bekliyoruz.

Küresel ve Yerel Arasında Kentler

Son 30 yılda kentler, küresel ve yerel süreçlerin etkileşiminin ortaya çıkardığı dinamikleri inceleyebileceğimiz önemli mekânlardan biri haline geldi. Bu bağlamda, Saskia Sassen’in 1991 yılında yayımlanan Küresel Kent: New York, Londra, Tokyo (The Global City: New York, London Tokyo [Princeton University Press]) isimli kitabı kent araştırmalarında paradigmatik bir değişime yol açmış olması bakımından önemlidir. Sassen bu çalışmasında, 1980’lerle birlikte hız kazanan kapitalizmin küreselleşme sürecinin bazı kentlerin küresel, ulusal ve yerel ölçeklerde üstlendikleri işlevleri yeniden tanımladığını ve eş zamanlı olarak da bu kentlerin ekonomik ve sosyo-mekansal yapılarında bir dizi değişime yol açtığını iddia eder. Aradan geçen süre, Sassen’in kapitalizmin küresel ölçekte yeniden yapılandırılması ile kentlerin yeniden yapılandırılması arasında ilişki kuran tezini hem doğrulamış hem de bu tezin sınırlılıklarını göstermiştir. Peter Marcuse ve Ronald Van Kempen’in Küreselleşen Kentler: Yeni bir Mekansal Düzen (Globalising Cities: A New Spatial Order [Blackwell Publishing, 2000]) isimli derlemelerinde öne sürdükleri gibi, küreselleşme sadece dünya kapitalizminin kontrol ve komuta merkezleri addedilen kentleri yeniden yapılandırmamaktadır. Bütün kentler değişen derecelerde ve değişen biçimlerde küreselleşmeden etkilenmektedirler. İkinci olarak, küreselleşme sadece ‘ekonomik olan’dan ibaret değildir. Arjun Appaduari’nin vurguladığı gibi, küreselleşme birbirinden göreli olarak bağımsız, her zaman eş zamanlı ilerlemeyen fakat birbiriyle örtüşebilen bir dizi akış uzamlarından ya da alanlarından (scape) oluşmaktadır: Etno-alan, finans-alan, medya-alan, tekno-alan, ideo-alan (“Disjunction and Difference in the Global Cultural Economy”, 1990). Son olarak, küresel ile kentsel olanın etkileşimi patika bağımlı (path-dependent) bir süreçtir. Küreselle yerelin eklemlenme biçimleri ve bu eklemlenmenin ortaya çıkaracağı sonuçlar ulusal ve yerel bağlamlar, ilişkiler ve aktörlerden bağımsız düşünülemez (“Neoliberal Urbanism: Models, Moments, Mutations” [J. Peck, T. Nick ve B. Neil, 2009]).

Bu açıdan bakıldığında, bugün yeryüzünde küresel akışlardan etkilenmeyen bir kent düşünmek neredeyse imkansızdır. Küreselleşme irili ufaklı, merkezde ya da çeperde yer alan bütün kentlerin gündelik yaşamlarının, sosyo-mekansal örüntülerinin ve büyüme stratejilerinin bağlamını yeniden tanımlamış, ulus-aşırı süreçler kentsel dinamiklerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Kentlerin küresel olanla etkileşimi ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi, ideolojik ve diyasporik akışlar üzerinden gerçekleşmektedir. Bu akışlar bir yandan kentleri birbirine bağlayan çeşitli türden ağların ortaya çıkmasına, diğer yandan da birbirine bağlı bu kentlerde çok yönlü siyasal, toplumsal ve mekânsal dönüşümlere sebep olmaktadır. Bu dönüşümlerin ayrıntılı ve eleştirel bir gözle çalışılması, hem bir kentin küreselleşmesinin özgün yanlarını hem de o kentte yaşayan farklı gruplar için bu sürecin ne anlama geldiğini anlamak bakımından önem arz etmektedir. Örneğin, kentlerin küreselleşmesinin bir yüzünü ekonomik canlanma ve büyüme oluştururken, bir diğer yüzünü de ekonomik çöküş, sanayisizleşme, emek gücünün tasfiyesi, enformelleşmesi ve yoksulluklaşması oluşturmaktadır. Benzer şekilde, küreselleşme bazı gruplar için emlak piyasasının büyümesi ve canlanması anlamına gelirken, başka gruplar için konut ve ofis fiyatlarının artışı, soylulaştırma ve yerinden edilme anlamına gelebilmektedir. Son bir örnek vermek gerekirse, küreselleşme bazı kentler için sermaye piyasalarının büyümesi, ihracatta artış, hizmet sektörünün genişlemesi, turizmin artışı vb. deneyimlere tekabül ederken, başka kentler için küreselleşme, iş arayan yoksul göçmenler ve sığınacak yer arayan mültecilerdir. Bu anlamda, bazı kentler ve bazı kentli gruplar için küreselleşme bir fırsat iken, başka kentler ve kentli gruplar için küreselleşme ekonomik, toplumsal ve altyapısal sorunların kaynağını teşkil edebilmektedir. Kentlerin küreselleşmesinin bu çok katmanlı gerçeği kaleydoskopik bakış açısının gerekliliğine işaret eder.

Küreselleşme ve kent ilişkisi sadece akademik camianın ilgi alanı ile sınırlı kalmamış, küresel ve ulus-aşırı bölgesel ekonomik ve siyasi kurumların yanı sıra, ulusal ve yerel kurumlar ve aktörler de, kentleşme politikalarında ve söylemlerinde küreselleşmeyi merkeze alan bir tutum içine girmişlerdir. ‘Küresel kent’ ve dünya kenti kavramları akademik birer kavram olmaktan çıkarak İstanbul, Moskova, Kahire, Paris, Şangay, Mumbai gibi (örnekler çoğaltılabilir) merkezde ve çeperde yer alan pek çok büyük kentin kent politikalarını şekillendiren bir söylem haline gelmiştir. Küresel akışlara eklemlenmeyi kentsel politikanın merkezine koyan başka kavramlar da türemiştir; “girişimci kent”, “marka kent”, “enformasyon kenti”, “kültür kenti” bu kavramlardan bazılarıdır. Artık neredeyse bütün metropollerde rastladığımız mega projeler, küresel ‘eventler’, bianeller, festivaller, kentleri küresel sermaye akışlarının çekim noktası yapmayı hedefleyen ve meşruiyetlerini söz konusu tahayyüllerden devşiren girişimlerdir. Çağımızın “kentsel kalkınma söylemi” olarak da tanımlanabilecek olan ve kentleri küresel düzlemde “yarışan yerellikler” olarak kurgulayan bu türden söylemlerin yerelde sebep olduğu siyasi, toplumsal ve mekânsal sonuçlar da günümüz kentlerini anlamak bakımından çalışılması gereken önemli alanlardır.

Ulus-aşırı, ulusal ve yerel siyasi ve ekonomik aktörler küreselleşmeyi genelde bir fırsat olarak resmetmektedirler. Öte yandan, küresel ağlar ve ilişkiler kentler açısından sadece fırsatlar sunmaz. Küreselleşme aynı zamanda kentlerin küresel ve bölgesel krizlere daha duyarlı hale gelmelerine ve kontrolleri dışında kalan ilişkilerin ve güçlerin baskılarına maruz kalmalarına neden olur. Küresel ve bölgesel ölçeklerde yaşanan geo-ekonomik ve geo-politik dönüşümler kentlerde yerel aktörlerin ve politika yapıcıların iradesi dışında gelişen derin ekonomik ve sosyo-mekansal yeniden yapılanmalara sebep olabilir. Yerel yönetimlerin piyasa temelli ve rekabet odaklı siyasalara zorlandığı bu dönemde, bu türden krizlerle başa çıkma yetileri ve stratejileri “küreselleşen kentlerin” karşılaştıkları sorunları anlamak açısından çalışılması gereken bir diğer önemli başlıklardan biridir.

Küreselleşme sadece siyasi ve ekonomik aktörlerin yer aldığı ve şekillendirdiği ‘yukarıdan aşağıya’ ilerleyen ya da ‘dayatılan’ bir süreç olarak düşünülmemelidir. Küreselleşme sermayedarların, politika yapıcıların ve kentli elitlerin dünyası kadar, kapitalist kentleşmeye alternatif geliştirmeye çalışan muhalif grupların ve hareketlerin de ulus-aşırılaşmasına, kendi ulus-aşırı ağlarını kurmalarına olanak tanır. Bu türden dayanışma ağlarının yakın zamandaki örneklerini çeşitli sokak hareketleri ve eylemlerde görmek mümkündür. Öte yandan, bu eylemler kadar kitleselleşmeyen ancak alternatif kent ütopyaları etrafında şekillenen ve ulus-aşırı ağlar yoluyla yayılan ve yaşatılmaya çalışılan alternatif kentleşme hareketleri de küresel çağda kentlerin geleceğini şekillendirmeye çalışan ‘projeler’ olarak araştırılması gereken önemli deneyimlerdir.

 

KONGRE TEMALARI

Küreselleşme ve kentlerin değişimi

Küreselleşme ve yerel yönetimler: Stratejiler, fırsatlar, sorunlar

Yerel çıkar grupları ve küreselleşme stratejileri

Değişen ekonomiler ve yeni sınıfsal gruplaşmalar: Yeni orta sınıflar, profesyoneller

Küreselleşme ve neo-liberal kent politikalarının toplumsal ve mekânsal sonuçları

Ötekilerin Küreselleşmesi: Kaçak göçmenler, sığınmacılar, mülteciler

Yeni bölünmeler, yeni çatışmalar: ‘Yerliler’ ve ‘yabancılar’

Küreselleşen kentlerde kent planlaması ve tasarım

Küreselleşen kentlerde mimari sorunlar

Küresel çağda muhalif kent hareketleri ve ulus-aşırı ağlar

Sınırlı Temalar:

Küreselleşme ve İstanbul

Küreselleşme ve Anadolu Kentleri

KONGRE TAKVİMİ

Özet teslim tarihi: 15 Aralık 2015

Kabul edilen özetlerin ilan tarihi: 1 Ocak 2016

Kabul edilen özetlerin tam bildiri teslim tarihi: 15 Mart 2016

Kabul edilen bildirilerin ilan tarihi: 15 Nisan 2016

Kayıt tarihi: 15 Nisan 2016-25 Nisan 2016

 

Not: Kongre sekretaryasına gönderilen özetlerin kabul edilmesi bildiri metninin kongrede sunulacağı anlamına gelmemektedir. Özetler kongre temalarına uygunluk ve sunulacak bildiri hakkında düzenleme kurulunun ön bilgi edinmesi için istenmektedir. Sunulacak bildirilerin kabul edilmesine tam bildiri metinleri üzerinden karar verilecektir.

 

KONGRE KAYIT

Kayıt Ücreti: II. Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi’ne bildiri sunmak üzere katılacak olanlardan kayıt ücreti alınacaktır.

Öğretim Üyesi Kayıt Ücreti: 250 TL

Arş. Görv. -Doktora Öğrencileri - Yüksek Lisans Kayıt Ücreti: 150 TL

 

GENEL YAZIM KURALLAR

·      Kongrenin dili Türkçe ve İngilizcedir

·      Gönderilen özet ve bildiriler özgün, kongre temasıyla uyumlu olmalıdır.

·      Gönderilen özet ve bildiriler daha önce herhangi bir ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantıda sunulmamış, herhangi bir yayın organında yayınlanmamış olmalıdır.

·      Bildiri özeti en az 250 -300 kelime ile sınırlı tutulacaktır.

·      Bildiri özetleri kılavuzda belirtilen şekilde hazırlanarak, ele alınan konuyu genel olarak kapsaması amaç, yöntem ve sonuçlarla birlikte anahtar kelimeler de yer almalıdır. Yazar (lar) adı-soyadı, akademik unvanları, çalıştıkları kurumları belirtilmelidir.

·      Bildirinin/özetin kapsamı ve konusuna bağlı olarak kongre temalarından uygun olan temalardan hangisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmelidir.

·      Özet ve bildirilerle ilgili daha detaylı bilgi için bakınız.

 

KONGRE METODU

II. Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi kamuya açık ve dinleyicilerin ücretsiz olarak kayıt yaptırarak katılım sağlayabileceği bir etkinliktir. Kongre etkinliği içindeki konferans, sunum, poster ve bildiriler için aşağıdaki yöntemler öngörülmektedir.

A. Davetli Konuşmacılar (Keynote Speakers)

Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi’nde alanyazına büyük katkıları olduğunu düşündüğümüz, literatürde önemli bir yer edinmiş, uluslararası saygınlığı olan isimleri davet ederek konferans vermeleri amaçlanmaktadır. Küresel ve Yerel Arasında Kentler temalı kongremize katılacak olan davetli konuşmacılar kısa süre içinde netleşmiş olacaktır.  

B. Planlı Oturumlar

Kongre temaları çerçevesinde gerçekleştirilecek olan oturumların bir kısmı özel oturum olarak planlanmaktadır. Planlı Oturum için Düzenleme Kurulu teklif götürebileceği gibi araştırmacılar da kongre temalarına uygun konularda oturum önerebilir. Önerilen oturumlarda kimlerin bildiri sunacağı da belirtilmelidir.

C. Çağrılar Üzerinden Gelen Bildiriler

II. Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi’ne duyurusu yapılan ana tema ve alt tema başlıkları çerçevesinde araştırmacıların göndereceği bildiri özetleri düzenleme kurulu ve bilim kurulu tarafından değerlendirilecektir. Özetleri kabul alan araştırmacılardan bildirilerini yazmaları ve kongre takviminde belirtilen tarihte düzenleme kuruluna sunmaları istenecektir. Düzenleme ve Bilim Kurulundan “içerik, biçim ve kongre temalarıyla uygunluk” açısından değerlendirilerek kabul alan bildiriler kongrede sunulacaktır. 

D.  Y. Lisans ve Doktora Öğrenci Oturumları

II. Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi’nde Y.Lisans ve Doktora adayları için ayrı oturumlar düzenlenecektir. Y.Lisans ve Doktora adaylarının sunacakları çalışmalar da yine açık çağrılar üzerinden gelen özet ve bildiriler gibi Düzenleme ve Bilim Kurulu değerlendirmesinin ardından belirlenecektir.

E.  Sektör, Yerel Yönetimler ve STK Oturumları

Kent, kentleşme ve kent yönetim alanında faaliyet yürüten STK, kamu ve özel sektöre ait kurumların çalışmaları da küreselleşmeden hem etkilenen hem de etkileyen unsurlar olarak kongrede yer alacaktır. Kongrenin 3. günü gerçekleştirilecek oturumlardaki bu tartışmalar Düzenleme Kurulu tarafından davet edilecek kurum ve kişilerden oluşacaktır. Bu davetler gerçekleştirilirken standart bir kriter ve çerçeve oluşturulacaktır.

Okunma Sayisi : 3710
Adres : Konur Sokak 4/3 06650 Yenişehir / Ankara • E-posta : info@mimarlarodasiankara.org
Telefon : 0 312 4178665 • Faks : 0 312 4171804 • GSM Santral : 0 533 4777967
Son Güncelleme : 21.08.2019 - 14:33:30
Şu an 62 kişi online | Hukuki Şartlar ve Gizlilik Hakları